http://asktesti.kadinimben.net/ linkine tıklıyorsunuz , Sevgilinizin ve kendinizin ismini yazıp Hesapla diyorsunuz. düşükmü çıktı :( üzülmeyin ve soyisimleri de yazarak deneyin :) ... Bol ve Güzel aşklar :D
Kuran ahlakının yaşanmadığı toplumlarda son derece çarpık bir ahlak anlayışı vardır. İnsanın ruhundaki bencil tutku ve hırsların bir ürünü olan bu ahlak anlayışı, insanları kibirli, bencil, alaycı, küstah, acımasız, kaba ve zalim olmaya yöneltir. Herkes, kendi yükselişini sağlamak için diğer insanları ezmek gerektiğine inanır ve bunu her fırsatta uygular.
Oysa Allah, yarattığı insana böyle bir ahlakı yaşamasını tavsiye etmemiştir. Aksine Kuran'da insanlara asil, mütevazi, güvenilir, şefkatli, fedakar, olgun ve içli olmaları emredilir. Allah'ın Hak Kitabında bir insanın ahlakındaki inceliklere dikkat çekilerek şu emir verilir:
İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmişolarak yeryüzünde yürüme. Çünkü Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez. (Lokman Suresi, 18)
Müslümanın görevi, kuşkusuz Allah'ın vahyettiği bu üstün ahlakı en ince ayrıntısına kadar uygulamaktır. Bu ilahi ahlakı terk etmişve üstte sözünü ettiğimiz çarpık ahlak anlayışını benimsemişolan sapkın ve ilkel kültürün nüfuz edici etkisinden tam anlamıyla kurtulmak için, son derece hassas ve dikkatli olmak gerekir. Bu nedenle kişi kendini sürekli tartmalı, cahiliye ahlakından tam anlamıyla uzaklaşıp Kuran ahlakını uygulamak için büyük bir dikkat göstermelidir.
Bunun gibiyüzlerce sayfa sizleri bekliyor. yapmanız gereken sadece. sarı kafanızı seçmek, mesajınızı girip butona tıklamak. resminizi kaydetmek istiyorsanız " Dosyayi Kaydedip link ureteyim mi " işaretliyorsunuz ve linklerinizi alıyorsunuz !! bol ve güzel mesajlar !!! Hangi Adresmi ! işte burada : Sarı kafa Pankart
G.O.R.A, Mavi Gözlü Dev gibi sinema filmleri, Çemberimde Gül Oya, Yol Arkadaşım gibi televizyon dizilerinde rol alan başarılı oyuncu Özge Özberk, şimdilerde farklı bir heyecan yaşıyor. 4.5 aylık hamile olan oyuncu ile yaşadıklarını ve stilini konuştuk...
Kısa zaman sonra bebeğinizi kucağınıza alacaksınız. Öncelikle hayırlı olsun.. Bu müjdeli haberi aldığınızda neler hissettiniz? Eşim Hayim ve benim için tabii ki büyük bir sevinç oldu. Aslında bebek yapmayı ne zamandır istiyorduk ama 'Yol Arkadaşım' dizisinin çekimleri sebebiyle bunu hep erteliyorduk. Dizinin çekimleri biter bitmez hamile kaldım. Zamanlama olarak tam da istediğimiz gibi oldu, yani planlıydı diyebilirim. İkimizin de ailesi Artık torun sevelim diyorlardı. Bu anlamda haber onları da çok sevindirdi. Artık arkadaşları arasında 'Torun seveceğiz' diye hava atabiliyorlar (gülüyor).
Hamileliğinizle birlikte beslenmenizde neler değişti? Aslında pek bir değişiklik yaşamadım. En belirgin değişiklik; hamilelik öncesi tatlıya, özellikle de çikolataya çok düşkündüm; ama artık tatlının yanından bile geçmiyorum! Canım hiç istemiyor. Bir de eskiden çok fazla et yemezdim; hatta neredeyse hiç yemezdim; belki ayda bir, belki iki kere olurdu. Şimdi haftada iki, üç kez et tüketiyorum. Ayrıca doktorum kalsiyum ve multivitamin takviyesi almamı istedi. Onları da mutlaka alıyorum.
Öğünlerinizde neler yiyorsunuz? Çalıştığım dönemde pek düzenli beslenemezdim. Ama artık o kadar yoğun değilim. Elbette bebek için öğünlerimi atlamamaya çok dikkat ediyorum. Bebek ve benim için ne gerekliyse yemeye çalışıyorum. Özellikle balık, sebze ve meyve tüketiyorum.
Şu ana kadar kaç kilo aldınız? 4.5 aylık hamileyim ve iki kilo aldım. Doktorum çok normal olduğunu söylüyor.
Pek çok kadın hamilelik sırasında kilo almaktan korkar. Sizin böyle endişeleriniz var mıydı? Hiçbir zaman kilo almamak için özel bir çaba sarf etmedim. Çünkü zaten aşırıya kaçmadan beslenmeyi tercih ederim. İnsan sağlıklı ve bilinçli beslendikten sonra kilo almıyor. Sadece vücudumuz için işe yarayan şeyleri yiyince, özellikle tatlıdan uzak durunca kilo almıyoruz... Dolayısıyla bu beslenme alışkanlığımı hamileliğimde de pek değiştirdiğim söylenemez. O yüzden kilo almaktan korkmuyorum. Ama tabii ki ben de kilo alacağım...
Aşerdiniz mi? Hayır, hiç aşermedim.
En çok hangi yemeği seversiniz? Yemek yapar mısınız? En çok sevdiğim yemek etli yaprak sarmadır. Gerçekten çok severim. Fırsat buldukça yemek yapmaya da çalışıyorum. Hayim de bana bu konuda çok destek olur. Birlikte mutfakta yemek pişirmeyi severiz...
Hem hamileliğinizin iyi geçmesi hem de sağlık açısından spor yapıyor musunuz? Hiçbir zaman aktif spor yapabilen birisi olmadım. Ama hareketliyimdir... Fırsat buldukça eşimle yürüyüş yapıyoruz. Bu hem bebek hem de benim için çok iyi...
Yoga ve meditasyon yapar mısınız? Yapanlara nasıl bakarsınız? Herkesin kendi tercihi... İnsan nasıl, ne şekilde kendini mutlu ve huzurlu hissedecekse öyle yaşamalı. Benim huzurlu olmam için meditasyon ya da yoga yapmama gerek yok. Zaten pozitif, hareketli ve sevdiklerimin arasında mutlu olan bir insanım. Ayrıca güzel bir kitap okumak ya da film izlemek benim için meditasyon sayılır... Vücut bakımınız ve cildiniz için özellikle uyguladığınız bir bakım var mı? Son dönemde karnım büyümeye başladığı için çatlak önleyici krem kullanıyorum. Bugüne kadar göbek problemim olmadığı için sıkıntı yaşayabilirmişim, bu yüzden dikkat ediyorum.
Spor ve günlük bir tarzım var Cildiniz için ne tür kozmetikleri tercih edersiniz? Alerjik ve kuru bir cildim olduğu için Dermalogica'nın ürünlerini kullanıyorum; onlar bitkisel bazlı oluyorlar. Aslında cildi temiz tutmak en güzel bakımdır bana göre...
Nasıl bir stiliniz var? Spor ve günlük bir tarzım var.
Bize güzellik sırlarınızı söyler misiniz? Hayata pozitif bakmak en güzel güzellik sırrıdır.
Size göre güzel kadının tarifi nedir? Gülmeyi bilen her kadın güzeldir. Bence önemli olan budur!
Son dönemde karnım büyümeye başladığı için çatlak önleyici krem kullanıyorum
İşte 1908'den beri kutlanan Anneler Günü'nün hikayesi...
Bugün Anneler Günü. Dünyanın birçok yerinde yaşayan annelerin en özel günü. Amerikalı Anna Jarvis’in ölen annesini anma fikrinden hareket ederek 1914’te Senato’ya kabul ettirdiği bu özel gün, o tarihten bu yana dünyanın birçok ülkesinde, 1955’ten beri de Türkiye’de kutlanıyor.
İşte Anneler Günü’nün hikâyesi. Öğretmen olan Anna Jarvis 9 Mayıs 1905’te annesini kaybetti. Acısı o kadar büyüktü ki, onunla yeterince ilgilenemediği düşüncesi gün geçtikçe ağırlaşıyordu yüreğinde. İki sene sonramayısın ikinci pazarına denk gelen annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırdı ve “Bu günü Anneler Günü olarak ülke çapında kutlayalım, bana destek olun” dedi. Jarvis’in bu fikri kabul gördü, annelermemnun oldu, babalar itiraz etmedi, Amerika’nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal destek sağladı. İlk Anneler Günü Jarvis’in annesinin 20 yıl süresince haftalık dini dersler verdiği Grafton’daki bir kilisede, 10Mayıs 1908’de, 407 çocuk ve annesinin katılımı ile kutlandı.
BEYAZ KARANFİL SEMBOLÜ
Jarvin her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin en çok sevdiği çiçek olan karanfillerden birer tane verdi. O günden sonra, temizliği, asaleti, şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil, Amerika’da Anneler Günü’nün sembolü olarak kabul edildi. Jarvis bu günün “milli bir gün” olarak kabul edilmesi için tarihte tek bir kişi tarafından gerçekleştirilen en başarılımektup yazma kampanyası ile gazete patronlarından işadamlarına, devlet adamlarından din adamlarına kadar ulaşabildiği herkese bu fikrini iletti. Fikir o kadar çabuk kabul gördü ki, Senato onaylamadan çok önce, birçok eyalet ve şehirde Anneler Günü kutlamaları gayrıresmi olarak başlatılmıştı bile. Sonunda 8 Mayıs 1914’te Senato Başkan Wilson’ın da imzası ilemayısın ikinci pazarını ‘Anneler Günü’ olarak resmen ilan etti.
HER ŞEYİNİ KAYBETTİ
Bu özel günü dünyaya kabul ettiren Jarvis’in hayatı çok da mutlu geçmedi. Evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya fırsat bulamadı. Her Anneler Günü onun için bu yönden acı oldu. Daha ziyade dini ağırlıklı bir kutlama olarak düşündüğü, bu günden ticari çıkar sağlamaya çalışanlara karşı hukuki savaş açtı. Davaların hepsini kaybetti. Dünyadan elini eteğini çekti. Bütün gelirini bu yolda kaybetti. Bütün dünya annelerinin en azından senede bir günmutlu olmalarını sağlayan Anna Jarvin,mutsuz, yarı görmez ve yalnız bir şekilde 1948’de 84 yaşında öldü. Ülkemizde de Türk Kadınlar Birliği’nin girişimi ve önerisi üzerine 1955 yılından beriMayıs ayının ikinci pazar günü ‘Anneler Günü’ olarak kutlanıyor.
TARİHLER FARKLI
Ancak her ülke Anneler Günü’nü aynı zamanda kutlamıyor. Anneler Günü’nü farklı tarihlerde kutlayan ülkeler şöyle: “Norveç’te şubatın 2. pazar günü,Mısır, Lübnan, Suriye, Ürdün, Kuveyt, Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri’nde 21Mart, Güney Kore’de 8 Mayıs, Hindistan,Meksika, Pakistan ve Suudi Arabistan’da 10 Mayıs, Fransa, İsveç, Dominik Cumhuriyeti ve Haiti’demayıs ayının son pazarı, Tayland’da Kraliçe Sirikit Kitiyakara’nin doğumgünü olan 12 Ağustos, Rusya’da kasımayının son pazar günü, Panama’da 8 Aralık ve Endonezya’da 22 Aralık”
DÜNYANIN TEK GÜZEL ÇOCUĞU
Tümdinlerce kutsal sayılan anneler atasözlerine de kutsallıklarıyla yansıyor. Bir Yahudi atasözü “Tanrı her yerde olamazdı ve bu nedenle de anneleri yarattı” derken, ülkemizde de annelerin kutsallığı, “Ana hakkı, Hak hakkıdır”, “Cennet annelerin ayakları altındadır” atasözleriyle anlatılıyor. Bir Çin atasözünde “Dünyada sadece bir tek güzel çocuk vardır ve her anne ona sahiptir” denilirken, Alman atasözünde de anne “Kimbir çocuğu alırsa, annenin kalbini de alır” diyerek anne için çocuğun önemini vurguluyor. İngiliz şair Samuel Taylor Coleridge ise anne kutsallığını şu sözüyle dile getiriyor: “Bir anne, her zaman annedir ve yaşayan en kutsal şeydir”
DÜNYA ÜZERİNDEKİ EN KUTSAL KİŞİ
- Anne bebeğini 9 ay karnında taşır. - En mutlu günü yavrusunu kucağına aldığı gündür. - Gecesi gündüzüne karışır. Yüreği yavrusunda atar. Yemez yedirir, giymez giydirir. - Yeniden yemek yemeyi, konuşmayı, yürümeyi öğrenir. Yeniden okuma yazma öğrenir. - Yavrusunun sevinci mutluluğu, üzüntüsü kederi olur. - Kötü günü yavrusunun hastalandığı gündür. - Yavaş yavaş büyüdüğünü görmekten mutlu olur. - Onun adı annedir. Görevi kutsaldır. - Tek isteği vardır, yaşlandığında unutulmamak. (Haberturk)